Kalp Çarpıntısı: Nedenleri, Belirtileri ve Alınacak Önlemler
Kalp çarpıntısı, birçok kişinin yaşamının farklı dönemlerinde deneyimleyebileceği yaygın bir şikâyettir. Heyecanlanmak, yoğun egzersiz yapmak veya stresli bir durum yaşamak sonrasında kalbin daha hızlı atması çoğu zaman normal bir fizyolojik yanıttır. Ancak çarpıntının sık tekrarlaması, uzun sürmesi veya göğüs ağrısı, nefes darlığı ve bayılma gibi belirtilerle birlikte görülmesi altta yatan bir kalp hastalığının habercisi olabilmektedir.
Kalp çarpıntısı, kişinin kendi kalp atışlarını normalden daha güçlü, hızlı, düzensiz veya farklı hissetmesi olarak tanımlanır. Bazı kişiler kalbin göğüste "çırpındığını", "teklediğini" veya "yerinden çıkacakmış gibi attığını" ifade eder. Prof. Dr. Kahraman Coşansu'ya göre kalp çarpıntısı tek başına bir hastalık değil, mutlaka değerlendirilmesi gereken önemli bir belirtidir. Özellikle sık tekrar eden çarpıntılarda kardiyolojik değerlendirme ihmal edilmemelidir.
Bu yazıda kalp çarpıntısı neden olur, hangi belirtilerle birlikte görülebilmekte, nasıl teşhis edilmekte ve tedavi seçenekleri nelerdir sorularını bilimsel bilgiler doğrultusunda ele alıyoruz.
Kalp Çarpıntısı Nedir?
Sağlıklı bir erişkinde kalp, dinlenme hâlinde genellikle dakikada 60 ile 100 arasında atar. Kalbin bu ritmin dışına çıkması veya kişinin normal kalp atışlarını belirgin şekilde hissetmesi çarpıntı olarak tanımlanmaktadır.
Kalp çarpıntısı;
- Kalbin hızlı atması (taşikardi),
- Kalbin yavaş atması (bradikardi),
- Kalbin düzensiz atması (aritmi),
- Atımlar arasında tekleme veya ekstra vurular hissedilmesi
şeklinde ortaya çıkmaktadır.
Çarpıntı birkaç saniye sürebileceği gibi dakikalarca hatta daha uzun süre devam edebilmektedir.
Kalp Çarpıntısı Neden Olur?
Kalp çarpıntısının birçok farklı nedeni bulunmaktadır. Bazıları geçici ve zararsız olsa da bazı durumlarda altta yatan kalp hastalıklarının ilk belirtisi olmaktadır.
Stres ve Anksiyete
Yoğun stres, korku veya heyecan sırasında salgılanan adrenalin hormonu kalp hızını artırmaktadır. Panik atak yaşayan kişilerde de çarpıntı sık görülen belirtilerden biridir.
Kafein ve Nikotin Tüketimi
Fazla miktarda kahve, enerji içeceği veya çay tüketimi bazı kişilerde kalp atışlarının hızlanmasına neden olabilmektedir. Sigara ve diğer tütün ürünleri de kalbin çalışma düzenini etkileyebilmektedir.
Yoğun Fiziksel Aktivite
Egzersiz sırasında kalbin daha hızlı çalışması normaldir. Ancak egzersiz sonrasında uzun süre devam eden veya dinlenmekle düzelmeyen çarpıntılar değerlendirilmelidir.
Hormonal Değişiklikler
Gebelik, menopoz, adet dönemi ve özellikle tiroid bezinin fazla çalışması kalp hızında değişikliklere yol açmaktadır.
Elektrolit Dengesizlikleri
Potasyum, magnezyum ve kalsiyum gibi mineraller kalbin elektriksel sisteminde önemli rol oynar. Bu minerallerdeki dengesizlikler ritim bozukluklarına neden olmaktadır.
İlaç Kullanımı
Bazı astım ilaçları, tiroid ilaçları, soğuk algınlığı ilaçları ve uyarıcı özellik taşıyan bazı ilaçlar çarpıntıya neden olmaktadır.
Kalp Hastalıkları
Kalp çarpıntısı aşağıdaki kalp hastalıklarının belirtisi olmaktadır:
- Kalp ritim bozuklukları
- Koroner arter hastalığı
- Kalp kapak hastalıkları
- Kalp kası hastalıkları
- Kalp yetmezliği
- Doğuştan kalp hastalıkları
Bu nedenle özellikle sık tekrarlayan çarpıntılar mutlaka uzman tarafından değerlendirilmelidir.
Kalp Çarpıntısının Belirtileri Nelerdir?
Kalp çarpıntısına farklı belirtiler eşlik etmektedir.
En sık görülen belirtiler şunlardır:
- Kalbin hızlı atması
- Düzensiz kalp atışları
- Göğüste vurma veya çırpınma hissi
- Göğüste tekleme hissi
- Baş dönmesi
- Halsizlik
- Nefes darlığı
- Göğüs ağrısı
- Bayılacak gibi hissetme
Çarpıntıyla birlikte göğüs ağrısı, bayılma veya nefes darlığı gelişmesi daha ciddi durumların habercisi olabileceğinden acil değerlendirme gerekmektedir.
Kalp Çarpıntısı Nasıl Teşhis Edilmektedir?
Kalp çarpıntısının nedenini belirlemek amacıyla öncelikle ayrıntılı hasta öyküsü alınır ve fizik muayene yapılmaktadır.
Gerekli görülen durumlarda şu tetkikler planlanmaktadır:
- Elektrokardiyografi (EKG)
- Holter ritim monitörü
- Ekokardiyografi
- Efor testi
- Kan testleri
- Elektrolit düzeylerinin değerlendirilmesi
- Tiroid fonksiyon testleri
Çarpıntının her zaman muayene sırasında görülmemesi nedeniyle Holter monitörü gibi uzun süreli ritim kayıtları tanıda önemli rol oynamaktadır.
Kalp Çarpıntısı Nasıl Tedavi Edilir?
Tedavi, çarpıntının nedenine göre planlanmaktadır.
Stres veya aşırı kafein tüketimine bağlı gelişen çarpıntılarda yaşam tarzı değişiklikleri yeterli olabilmektedir. Kalp ritim bozukluklarında ise ilaç tedavisi, girişimsel işlemler veya farklı tedavi seçenekleri değerlendirilmektedir.
Koroner arter hastalığı saptanan hastalarda gerekli görülürse koroner anjiyografi, balon veya stent uygulamaları planlanmaktadır.
Her hasta için uygun tedavi yöntemi ayrıntılı kardiyolojik değerlendirme sonrasında belirlenmektedir.
Kalp Çarpıntısını Önlemek İçin Neler Yapılabilir?
Kalp sağlığını korumaya yönelik yaşam tarzı değişiklikleri çarpıntı riskinin azaltılmasına katkı sağlamaktadır.
Bunun için:
- Kafein tüketimini sınırlayın.
- Sigarayı bırakın.
- Düzenli egzersiz yapın.
- Sağlıklı ve dengeli beslenin.
- Yeterli su tüketmeye özen gösterin.
- Düzenli uyuyun.
- Stresi yönetmeye yönelik yöntemler uygulayın.
- Doktor önerisi olmadan ilaç kullanmayın.
- Düzenli sağlık kontrollerinizi ihmal etmeyin.
Bu öneriler hem kalp ritminin korunmasına hem de genel kardiyovasküler sağlığın desteklenmesine yardımcı olabilir.
Ne Zaman Acil Yardım Alınmalıdır?
Kalp çarpıntısı aşağıdaki belirtilerle birlikte görülüyorsa vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı veya en yakın acil servise başvurulmalıdır:
- Şiddetli göğüs ağrısı
- Nefes darlığı
- Bayılma veya bilinç kaybı
- Şiddetli baş dönmesi
- Soğuk terleme
- Uzun süre devam eden ve dinlenmekle düzelmeyen çarpıntı
Bu belirtiler ciddi ritim bozuklukları veya kalp krizi gibi acil müdahale gerektiren durumların habercisi olabilir.
Prof. Dr. Kahraman Coşansu, özellikle sık tekrarlayan, uzun süren veya göğüs ağrısı, nefes darlığı ve bayılma gibi belirtilerle birlikte görülen çarpıntılarda kardiyoloji uzmanına başvurulmasının önemini vurgulamaktadır. Erken tanı ve uygun tedavi ile birçok ritim bozukluğu başarılı şekilde kontrol altına alınabilir.
