Hiperlipidemi (Kolestrol Yüksekliği)
Hiperlipidemi, kandaki kolesterol veya trigliserid gibi yağların normal kabul edilen düzeylerin üzerinde bulunması durumudur. Özellikle LDL kolesterol yüksekliği, damar sertliği olarak bilinen ateroskleroz gelişimi açısından önemli risk faktörlerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Kolesterolün tamamen zararlı bir madde olduğu düşünülmemelidir. Hücre zarının yapısı ve bazı hormonların üretimi gibi önemli süreçlerde kolesterole ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak kandaki belirli lipidlerin uzun süre yüksek seyretmesi, kalp ve damar sağlığını olumsuz etkileyebilmektedir.
Prof. Dr. Kahraman Coşansu’ya göre, hiperlipideminin çoğu zaman belirti vermemesi nedeniyle düzenli kontroller önem taşımaktadır. Tedavi ise yalnızca kolesterol değerine göre değil, kişinin genel kardiyovasküler risk profili değerlendirilerek planlanmalıdır.
Hiperlipidemi Nedir?
Hiperlipidemi, kandaki bir veya birden fazla lipid değerinin yüksek olmasıyla karakterize edilmektedir. Değerlendirmede genellikle LDL kolesterol, HDL kolesterol ve trigliserid düzeylerinden yararlanılmaktadır.
LDL kolesterol, kolesterolün dokulara taşınmasında görev almaktadır. Kandaki LDL seviyesinin yüksek olması, damar duvarında kolesterol birikimine ve ateroskleroz gelişimine katkıda bulunabilmektedir.
HDL kolesterol ise kolesterolün dokulardan karaciğere taşınmasına yardımcı olmaktadır. Ancak kardiyovasküler risk değerlendirmesi yalnızca HDL seviyesine göre yapılmamaktadır.
Trigliseridler, vücudun enerji depolamak amacıyla kullandığı yağ türlerinden biridir. Yüksek trigliserid değerleri de kişinin genel metabolik ve kardiyovasküler risk değerlendirmesinde dikkate alınmaktadır.
Hiperlipidemi Neden Olur?
Hiperlipidemi genetik özelliklerden yaşam tarzına kadar farklı nedenlerle gelişebilmektedir.
Genetik Yatkınlık
Bazı kişilerde kolesterol yüksekliğine genetik yatkınlık bulunabilmektedir. Özellikle ailesel hiperkolesterolemi gibi kalıtsal durumlarda LDL kolesterol seviyeleri genç yaşlardan itibaren yüksek seyredebilir.
Beslenme Alışkanlıkları
Doymuş yağ ve trans yağ açısından zengin beslenme alışkanlıklarının LDL kolesterol seviyelerini olumsuz etkileyebildiği bilinmektedir.
Fazla Kilo ve Hareketsiz Yaşam
Fiziksel aktivitenin yetersiz olması ve fazla kilo, lipid metabolizmasını etkileyebilmektedir. Özellikle trigliserid yüksekliğiyle birlikte farklı metabolik problemlerin görülmesi mümkün olabilmektedir.
Bazı Hastalıklar
Diyabet, hipotiroidi, bazı böbrek ve karaciğer hastalıkları lipid değerlerinin yükselmesine neden olabilmektedir. Bu nedenle hiperlipidemi tespit edildiğinde altta yatan nedenlerin de değerlendirilmesi gerekebilmektedir.
Hiperlipidemi Belirtileri Nelerdir?
Hiperlipidemi çoğunlukla belirti vermemektedir. Kişinin kolesterolü yüksek olmasına rağmen uzun yıllar herhangi bir şikâyet yaşamaması mümkündür.
Bu nedenle kolesterol yüksekliğinin göğüs ağrısı veya nefes darlığı gibi belirtilerle doğrudan kendini göstereceğini düşünmek doğru değildir.
Göğüs ağrısı veya eforla ortaya çıkan nefes darlığı gibi şikâyetler, hiperlipideminin kendisinden çok gelişmiş olabilecek kalp-damar hastalıklarıyla ilişkili olabilmektedir.
Bazı ciddi ve kalıtsal lipid bozukluklarında ise cilt veya tendon çevresinde ksantom adı verilen yağ birikimleri görülebilmektedir.
Hiperlipidemi Nasıl Teşhis Edilir?
Hiperlipidemi tanısında lipid profili adı verilen kan testinden yararlanılmaktadır.
Bu test kapsamında genellikle:
- Total kolesterol
- LDL kolesterol
- HDL kolesterol
- Trigliserid
değerleri incelenmektedir.
Gerekli görülen kişilerde farklı lipid ve kardiyovasküler risk belirteçlerinin değerlendirilmesi de planlanabilmektedir.
Test sonuçları tek başına yorumlanmamalıdır. Yaş, tansiyon, diyabet, sigara kullanımı, aile öyküsü ve mevcut kalp-damar hastalıkları gibi faktörlerin de değerlendirmeye dahil edilmesi gerekmektedir.
LDL Kolesterol Neden Önemlidir?
LDL kolesterol yüksekliği, aterosklerotik kalp-damar hastalıklarının gelişimiyle doğrudan ilişkili önemli faktörlerden biridir.
Özellikle LDL parçacıkları damar duvarında birikebilmekte ve zaman içerisinde aterosklerotik plak oluşumuna katkıda bulunabilmektedir.
Bu süreç sonucunda kalbi besleyen koroner damarlar, beyin damarları veya vücudun diğer bölgelerindeki arterler etkilenebilmektedir.
Bu nedenle LDL kolesterol için herkes açısından geçerli tek bir hedef değer bulunmamaktadır. Hedef değer, kişinin toplam kardiyovasküler riskine göre belirlenmektedir.
Hiperlipidemi Nasıl Tedavi Edilir?
Hiperlipidemi tedavisinde amaç yalnızca laboratuvar değerlerini değiştirmek değildir. Temel hedef, kişinin uzun vadeli kalp ve damar hastalığı riskinin azaltılmasıdır.
Yaşam Tarzının Düzenlenmesi
Sağlıklı beslenme, hiperlipidemi yönetiminin önemli parçalarından biridir. Sebze, meyve, tam tahıl ve sağlıklı yağ kaynaklarının beslenmeye dahil edilmesi önerilebilmektedir.
Doymuş ve trans yağ tüketiminin sınırlandırılması gerekebilmektedir. Kişinin sağlık durumuna uygun düzenli fiziksel aktivite yapılması da desteklenmektedir.
Fazla kilosu bulunan kişilerde kilo kontrolünün sağlanması, sigaranın bırakılması ve alkol tüketiminin sınırlandırılması önerilebilmektedir.
İlaç Tedavisi
Kişinin kardiyovasküler riskine ve LDL seviyesine göre ilaç tedavisine ihtiyaç duyulabilmektedir.
Statinler, LDL kolesterolün düşürülmesi ve kardiyovasküler riskin azaltılması amacıyla en sık kullanılan ilaç gruplarından biridir.
Gerekli durumlarda ezetimib, PCSK9 hedefli tedaviler veya farklı lipid düşürücü ilaçlardan da yararlanılabilmektedir.
Trigliserid yüksekliğinde ise tedavi yaklaşımı trigliserid düzeyine ve kişinin diğer risk faktörlerine göre farklılaşabilmektedir.
Kolesterol Değerleri Ne Sıklıkla Kontrol Edilmelidir?
Kontrol sıklığının kişinin yaşı, mevcut değerleri, kullandığı ilaçlar ve kardiyovasküler risk durumuna göre belirlenmesi gerekmektedir.
Yeni bir tedavi başlandığında veya mevcut tedavi değiştirildiğinde daha yakın takip gerekebilmektedir. Değerler kontrol altına alındıktan sonra ise takip aralıkları doktor tarafından yeniden düzenlenebilmektedir.
Prof. Dr. Kahraman Coşansu’ya göre, özellikle kalp-damar hastalığı açısından risk faktörleri bulunan kişilerde lipid değerlerinin düzenli olarak değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Hiperlipidemi Kalp Hastalıklarına Neden Olur Mu?
Özellikle yüksek LDL kolesterol, ateroskleroz gelişiminde önemli bir rol oynamaktadır. Damar duvarında zaman içerisinde oluşan plaklar kan akışını kısıtlayabilmekte veya bazı durumlarda akut damar tıkanıklıklarına zemin hazırlayabilmektedir.
Bu süreç;
- Koroner arter hastalığı
- Kalp krizi
- İnme
- Periferik arter hastalığı
gibi kardiyovasküler hastalıklarla ilişkili olabilmektedir.
Risk yalnızca kolesterol değerine bağlı değildir. Tansiyon, diyabet, sigara kullanımı, yaş ve aile öyküsü gibi diğer faktörlerin de birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
Hiperlipidemi, özellikle LDL kolesterol ve trigliserid gibi kan yağlarının yüksekliğiyle karakterize edilen ve çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen bir sağlık problemidir. Özellikle yüksek LDL kolesterolün aterosklerotik kalp-damar hastalıklarının gelişiminde önemli rol oynadığı bilinmektedir.
Prof. Dr. Kahraman Coşansu’ya göre, hiperlipidemi tedavisinin yalnızca laboratuvar sonuçlarına göre değil, kişinin genel kardiyovasküler risk profiline göre planlanması önem taşımaktadır. Sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve sigaradan uzak durma gibi yaşam tarzı düzenlemeleri tedavinin temel parçalarıdır. Gerekli durumlarda ilaç tedavileri de uygulanarak LDL kolesterolün kontrol altına alınması ve kardiyovasküler riskin azaltılması hedeflenmektedir.
